İcra ve İflas hukuku
İcra ve İflas Hukuku
İcra ve iflas hukuku, borcunu zamanında ve kendi rızasıyla yerine getirmeyen borçluların, alacaklıların talebi üzerine devlet zoruyla (icra daireleri aracılığıyla) borçlarını ödemelerini sağlayan ve şirketlerin iflas süreçlerini düzenleyen hukuk dalıdır.
İcra ve iflas hukuku, ekonomik hayatın sürdürülebilmesi ve ticari güvenin tesis edilmesi için bir hakkın sadece kağıt üzerinde kalmamasını, fiilen tahsil edilmesini sağlar. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) ile sıkı kurallara bağlanan bu alan, hem alacaklının hakkına kavuşmasını hızlandırır hem de borçlunun haksız taleplere ve taşkın hacizlere karşı korunmasını dengeler. Haciz, muhafaza ve satış gibi zorlayıcı devlet yetkilerinin kullanıldığı bu süreç, son derece katı şekil şartlarına ve çok kısa yasal sürelere (3, 5, 7 gün gibi) tabidir.
Gerek bireysel alacakların tahsili gerekse şirketlerin iflas ve konkordato gibi hayati ekonomik süreçleri, telafisi imkansız maddi zararlara yol açma potansiyeli taşır. İtiraz sürelerinin kaçırılması durumunda haksız bir borcu ödemek veya haciz tehlikesiyle karşı karşıya kalmak mümkündür. Bu nedenle, tahsil kabiliyetini yitirmemek ve malvarlığını korumak adına sürecin başından sonuna kadar alanında uzman bir avukat tarafından titizlikle yürütülmesi zorunluluktur.
İcra ve İflas Hukuku Nedir?
İcra ve iflas hukuku, temel olarak alacağın devlet gücü kullanılarak tahsil edilmesini amaçlar. Çek, senet, poliçe gibi kıymetli evraklara dayanan alacakların yanı sıra; fatura, sözleşme, mahkeme kararı (ilam) veya kira alacaklarının tahsili de bu disiplinin konusudur. Bu alan sadece alacaklı tarafı değil, hakkında haksız, yersiz veya zamanaşımına uğramış bir takip başlatılan borçlunun haklarını korumak için yapılacak itirazları ve açılacak davaları da kapsar.
Sonuç odaklı, hızlı ve stratejik hamleler gerektiren bir disiplin olduğu için icra süreçlerinde deneyimli bir avukatla çalışmak esastır. İcra ve iflas hukuku alanında büromuzun sağladığı başlıca hukuki hizmetler şunlardır:
-
İlamlı (mahkeme kararına dayanan) ve ilamsız icra takiplerinin başlatılması ve yürütülmesi,
-
Çek, senet ve poliçeye (kambiyo senetlerine) özgü haciz yoluyla takipler,
-
Kira alacaklarının tahsili ve kiralanan taşınmazın icra kanalıyla tahliyesi,
-
İpoteğin ve rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipler,
-
Haksız icra takiplerine karşı itiraz işlemleri, menfi tespit ve istirdat (geri alım) davaları,
-
İhtiyati haciz (önleyici haciz) kararı alınması ve uygulanması,
-
İcra ceza mahkemesinin görev alanına giren davalar (Mal kaçırma, taahhüdü ihlal, karşılıksız çek vb.),
-
Şirketler için iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato (borç yapılandırma) projelerinin hazırlanması,
-
İstihkak (haczedilen malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiası) davalarının takibi,
-
İhalenin feshi ve tasarrufun iptali (borçlunun mal kaçırmasını önleme) davaları.
İcra ve İflas Hukuku Hangi Alanları Kapsar?
İcra ve iflas hukuku, bireysel borç-alacak ilişkilerinden uluslararası çapta faaliyet gösteren dev şirketlerin tasfiyesine kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsar. Aile hukukundan doğan nafaka alacakları, iş hukukundan doğan kıdem tazminatı alacakları veya idare hukukundan doğan tazminat alacakları fark etmeksizin; tüm haklar eninde sonunda tahsil aşamasında icra hukukunun kurallarına ve icra dairelerinin yetkisine tabi olur.
Bunun yanı sıra icra ve iflas hukuku, mali durumu bozulan şirketlerin borçlarını hukuki bir zırh altında yapılandırarak ticari hayatta kalmalarını sağlayan konkordato süreçlerinde kilit rol oynar. Alacaklıların haklarını korumak için borçlunun geçmişe dönük hileli devirlerini iptal ettirir. Kısacası bu alan, mahkeme salonlarında kazanılan hakların fiilen müvekkilin cebine girmesini sağlayan, hukukun en aktif ve somut disiplinidir.